2B Nedir

geri dön

“Bu Orman İdaresinin başarısızlığının simgesidir”

 

“Orman İdaresine teslim edilen 20 milyon hektar ormanlık araziden, yarım milyonun ağaçlarının yok olup gittiğinin Resmi belgesidir.

2B temel orman kanunun 2. maddesi B Fıkrasıdır.  40 yıldan beri yürürlükte olan Orman Kanunumuzun 2. maddesi 1995 değiştirilerek B eklenmiştir:

“31.12.1981’den önce, bilim, fen bakımından orman niteliğini tam olarak kaybetmiş yerlerden; tarla, bağ, bahçe, meyvelik, zeytinlik, fındıklık, fıstıklık gibi çeşitli tarım alanları veya otlak, kışlak, yaylak gibi hayvancılıkta kullanılmasında yarar olduğu tesbit edilen araziler ile şehir, kasaba, köy yapılarının toplu bulunduğu yerleşim alanları.

Orman sınırları dışına çıkarılır”.

Yapıların ciddi bir araştırmaya göre, ormanlarda nitelik kaybı ancak, asit yağmuru gibi, doğal olaylarla gerçekleşebilir.  Yurdumuzda bu gibi doğal olaylarla ormanın niteliğinin kaybolması söz konusu değildir.   Bizdeki ormanlar, niteliklerini yapay olarak kaybetmektedir.

Orman idaresinin gözetim ve denetimin deki ormanlar, herkesin gözü önünde kesilip yok edilerek tarım alanı veya yerleşim alanı olarak kullanıldığı, villaların kondurulduğunu bilmeyen, görmeyen kalmadı.  Bu iş hiç bitmemektedir sürekli olarak ormanlar azalmakta ve niteliğini kaybetmektedir.

Dehşet verici olan, bugün satılmak istenen yarım milyon hektar, ağacı bulunmayan orman arazisinin satılması işi değildir.  Esas önemli konu, 25 yıl içinde, bu yarım milyon hektar arazideki ağaçların yok oluşu ve kim tarafından nasıl yok edildiğinin bilinmemesi ve sorulmamasıdır.  Esas dehşet verici olan budur.

Bilim ve Fen ormanların niteliğinin kendi kendine bozulacağını söylemez.  Sadece son durumu tesbit ederek söyler.

Bugün satılmak istenen yarım milyon hektarlık arazi, tüm ormanlarımızın yüzde 2.5 uğunu oluşturmaktadır.  Bu alanlar önceden ormandı.  Ormanlık vasfını nasıl, neden, ne zaman keybetti? Bilen, eden, soran, gören, yok.

Ormanlarımızı koruma amacıyla teslim ettiğimiz orman idaresi çok verimsiz ve sorumsuz çalıştığından yarım milyon hektar orman arazisindei bir tek orman ağacı kalmadı.

Bugün bunları satmakla iş bitmiyor.  Bugün için sırada bozuk vasıflı on milyon ormanlık arazının bulunduğu unutmayalım.

1972 yılında yapılan tesbitlere göre 9 milyon verimli 11 milyonu verimsiz olmak üzere 20 milyon hektar ormanımız var.  Ormanlarımızın ancak %44’ü verimlidir.  Bugün hiç ağacı bulunmadığı için satılmak istenen, yarım milyon hektar arazi 30 yıl önce ormalıktı.  Buradaki ağaçların yok olmasından Orman İdaresini sorumlu tutmak gerekiyor.  Eğer sorumluları bulmaz ve işi, bilim ve fen’e havale edersek yakın bir gelecekte, bugün verimsiz diye nitelenen 11 milyon hektarlık orman arazisinden daha büyük parçalar koparıp satmanın yolunu açmış oluruz.

Nasıl olsa bilim ve fen, bunlar yararsız diyerek işin içinden sıyrılıp çıkıyor.

Ormanlarımızın yarısından çoğunu verimsiz hale getiren, yüzde 2.5 uğunu tamamen ağaçsız hale sokan Orman İdaresini sorgulamalıyız.

Bu işletmeye ülke yüzeyinin %26’sını ormanla kaplı olarak koruma, bakım işletme ve geliştirmesi için 1937 de teslim edilmişti.  İşletme, ormanı kesip biçiyor tomruk, sanayi ve yakacak ürünü olarak satıyor ve bu işten zararla çıktığı için, devlet yardımı alıyor.

2000 yılı bütçesine göre Orman Bakanlığı ve Genel Müdürlüklerin personel ve genel işletme gideri 142 trilyon du.  Buna karşılık, yıl içinde elde edilen “Öz Gelir” 12 trilyon bulmuyordu.  Aradaki 142 trilonu devlet hazindeden ödedi.  Kötü işletme olduğu gibi ormanı da koruyamıyor.  Ağaçları yok edenleri göremiyor.

18 milyon hektarlık tarım arazisinin GSMH oluşmasındaki payı %14 iken, 20 milyon hektarlık ormanlık arazinin payı yüzde 1 den az.

Orman Genel Müdürlüğünün 2003 yıl bütçesi 593 trilyon lira (400 milyon $).  Bu kadar orman ürünü satılacak.  Bunun %42’si, 230 trilyonu üretim gideri olarak gidecek.  Geri kalanı işletme gideridir.  Orman işletmesi zararsız ve karsız kapanıyor.  Genel Müdürlük ve bakanlık personeli ve genel gideri için devlet bütçesinden bir kaç yüz trilyon aktarılacaktır.

Bu orman işletmesi eğer özel bir kurum olsaydı, yarım katrilyondan fazla ürün sattığı için, maliye yakasına yapışır, gelir vergisi ve ayrıca KDV isterdi.

İlk kez 1875 yılında çıkarılan Orman Talimatnamesinden sonra ormanın özü ile ilgili 21 adet yasa çıkarılmıştır.  Ayrıca bu yasalar da 21 kez değiştirilmiştir.

Meşhur 2B, 1995 doğumludur.  Ondan sonra da, ormanlarımız vasıflarını kaybederek bilim ve fenne göre orman sayılmayan araziye dönüşmektedir.  İstanbul’da gözümüzün önünde orman sayılan ve 2B’ye girmeyen pek çok boş arazinin varlığına tanıklık ediyoruz.

Sayın Cumhurbaşkanı’mızın milli servetimiz olan orman arazilerimizin korumasındaki hassasiyetini şükranla karşılıyor ve yarım milyon hektara yaklaşan bu orman arazisinin neden, nasıl ve ne zaman tam olarak orman vasfını kayettiğini Orman İdaresinden sormalı.

 

 

LATİF MUTLU
Bilgi Üniversitesi
Kurucu ve Vakıf Başkanı
18 Ağustos 2003