Dünya'da ve Türkiye'de Yükseköğretim

geri dön

DÜNYA’DA Ve TÜRKİYE’DE YÜKSEKÖĞRETİM
TÜRK İNSANININ GELİŞMESİ

 Yetmiş yıldan beri kalkınma çabası içinde olan ülkemiz ne yazık ki bugün hâlâ geri kalmışlıktan kurtulmuş değil.  Dünyanın en gelişmiş ülkeleri arasında bulunan bazı Avrupa ülkeleri bu yüzyılın birinci yarısında bizden çok ilerde değillerdi.

Yaşadığımız yüzyıl sona ererken, ülkemizin insansal gelişme endeksi ve ekonomisi yatay düz bir çizgi halinde seyretmekte, Avrupa topluluğunun ve diğer birçok ülkenin kalkınma grafikleri ise giderek yükselmekte, aramızdaki mesafe, yakın bir gelecekte kapatılamayacak şekilde açılmaktadır.

Birçok aydınımız, sıkıntılarımızın ve fakirliğimizin en temel nedeninin eğitim olduğunu belirtmekte ve insanlarımıza iyi bir eğitim vermenin şart olduğunu söylemektedir.  Çocuğu olan olmayan, yetkili ve yetkisiz hem her kese eğitimin önemi ve gereğini koro halinde tekrar edip durmakta, fakat, hiç kimse iyi ve yeterli eğitim için önemli adım atmamaktadır.

Eğitimin görünen ve bilinen olumsuzluklarının arkasındaki gerçekleri araştıran deneyimli eğitimci Latif Mutlu, eğitimin kısa tarihçesi ile yola çıkıyor.  İlk vardığı sonuç:    Türk halkının, modern ve çağdaş eğitime, Avrupa’dan beş yüzyıl sonra başlamış olduğudur.  Eğitimdeki bu beş yüz yıllık gecikme Türk halkının zekâsı ve gayreti ile bugün, elli yıla inmiştir ve bu ara hızla kapatılmaktadır.  Aziz Nesin’in dediği gibi ne halkımızın çoğunluğu  ne aptal ne de Sayın Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın dediği gibi, biz de “beyin kıtlığı var”.

Latif Mutlu, bu araştırmasında, Türk insanın geri kalmışlığını, beyaz çağdaş eğitime geç başlanmasına bağlarken, bir de anayasa engelini göstermekte ve siyasi partilerimizin eğitim sistemimize gerçekçi bir çözüm getiremediklerini vurgulamaktadır.

Açık ve akıcı bir anlatımla kişisel ve toplumsal kalkınmamızın önündeki engelleri anlatan bu kitap, somut çözüm yollarını da göstermekte ve her şeyden önce, bir paradigma olarak karşımıza çıkan “Anayasamız izin vermiyor” savını eleştirmekte, Anayasanın, eğitimle ilgili maddelerinin bir an önce değiştirilmesi gerektiğine dikkati çekmektedir.

Türkiye’de uzun yıllardan beri yaygın olan bazı anlayışları sorgulayan ve daha ileri bir eğitim için somut çözüm yolları üzerinde duran bu araştırmanın, yeni ve verimli tartışmalara yol açacağına inanıyoruz

 

Aralık 1996