Eğitim talebine cevap veremiyoruz

geri dön

LATİF MUTLU

Cumhuriyetin 10. yıl kutlamalarında Atatürk şöyle diyordu:

''Ülkemizi dünyanın en mamur ülkeleri düzeyine çıkaracağız.''

70 yıldan beri devam eden bütün çabalara rağmen beklenen düzeye ulaşamadık. Çünkü; ülkemizi yüceltecek ve hedefe ulaştıracak kadroları yetiştiremedik.

Yükseköğretime başvuran gençlerimizin yüzde 70'ini eleyip bir kenara atıyoruz. 35 yıldan beri devam eden bu sınav, işgücü kalitemizin giderek zayıflamasına yol açıyor. Biz bu eğitim ile Avrupa'nın vasıfsız işgücü talebini karşılayabiliriz.

Yükseköğrenim görmek isteyen gençlerin yüzde 70'ini dışarıda bırakan sistem, ülke kalkınmasını gerçekleştirecek kadroları yetiştiremez. Bu kadar gencimizi yükseköğretimden yoksun bırakmak mecburiyetinde kalmamız, sadece üzüntü değil karamsarlık yaratmaktadır. Tüm komşularımızın okullaşma oranları bizden daha ileridir.

İnsani kalkınmışlık yönünden sadece Suriye, Irak ve İran'dan ilerdeyiz. Diğer komşularımız bizden daha kalkınmış durumda. Yunanistan 23, Bulgaristan 55, Romanya 64, Arnavutluk 72, Ermenistan 83 ve Atatürk Türkiye'si 94. sıralarda yer alıyor!!!

TC gelirinden eğitime ayrılan yüzde 20'dir. Kişi başına 250 dolar düşüyor. AB ülkelerinde ortalama yüzde 12 dir. Kişi başına 1000 dolar düşüyor.

ÖSYM neden bu kadar çok genci dışarıda bırakıyor sorusuna gelince; Çünkü yükseköğretim

A) Sınıflar zaten kalabalık, daha fazla yer yok.
B) Öğretim kadrosu yetersiz.

En önemlisi, bu noksanlıklarımızı tamamlamak için yeterli paramız yok. Günümüzde bütün dünyada artan yükseköğrenim talebinin tek başına kamu bütçesinden karşılanması mümkün olmadığından, öğrencilerden katkıda bulunmaları talep edilmektedir.

Örnek olarak alabileceğimiz ülkelerde öğrenci katkı paylarının ortalama değerleri şöyledir: ABD: Kuruluşundan beri öğrenciler büyük katkılar yapmaktadır. (yüzde 30-40) İngiltere: 1998'den beri öğrenci katkı payları üç bin pound'a kadardır. (yüzde 30) Japonya: 1949'dan beri kamu ve özel üniversiteler paralıdır. (yüzde 40-50) Çin: 1995'ten itibaren paralı sisteme geçti. 888 dolar (yüzde 26).

Bazı aydınlarımız milli gelirden eğitime daha fazla para ayrılmasını önermektedirler. Devlet eğitime bütçesinden para ayırmaktadır. Milli gelirden para ayrılmaz.

Yaşam standartlarına ulaşmak istediğimiz ileri ülkelerin yaptığı gibi biz de, öğrenci katkı payını yüzde 4'ten yüzde 25'e çıkarttığımız taktirde eğitimin talebine cevap verme sürecine girmiş olacağız.

Bizdeki dershane sistemi öğrenciyi pasifleştirmekte, düşünme ve karar verme zahmetinden kurtarmaktadır.