Eğitimin Hayatımızdaki yeri

geri dön

  • Bir toplumun sürekliliği için eğitim-öğretim zorunludur. (John Dewey)
  • Örgün bir eğitim düzeni kurulmaksızın, toplumun başarı kaynaklarının, yeni    kuşaklara aktarılması olanaksızdır.
  • Eğitim toplumsal bir zorunluluktur.
  • Kalkınma veya gelişmenin en önemli unsuru, halkının eğitimidir.
  • İnsan gücü kaynağı olmaksızın, en verimli topraklar çoraklaşır.
  • Eğitim iktisadi kalkınmanın temel unsurudur. (M.Postletwayt)
  • Bir ülkenin zengin ve güçlü olması, halkın hayat seviyesinin düzelmesi ve yükselmesi, tüccarların, çiftçilerin ve sanayicilerin iyi geliştirilmesine bağlıdır.
  • Eğitim açık bir şekilde ulusal hedefler ve amaçlara uygun olması zorunludur.
  • Çiftçilerin de yeterli eğitim görmesi, yeni teknikleri öğrenmesi için tarım okulları açılmalıdır.
  • Kalkınma için, ülkenin iş gücünün tamamı bir iş veya meslek için eğitilmelidir.
  • Ülkenin iktisadi sorunlarına en iyi çözümü okumuş adamlar bulur.
  • Tüccarların asıl işi, önemli olmakla beraber, özel kazançlar sağlamak değil, fakat halkının emek ve hünerinden oluşan ülkenin, “suni  servetinin”  ihracatını artırarak “doğal servetini” korumaktır.
  • 16. Yüz yılda Merkantilizm düşüncesinde olan düşünürler, ilk kez eğitimle iktisadi gelişme arasındaki bağıntıyı görmüşlerdi.
  • Eğitim, cehalet ve yoksulluk çemberini kırarak, nüfus artışının kontrolünü otomatik olarak sağlar. (john Stuart Mill)
  • John Stuart Mill  ( 1806-18730 )  Halk yığınlarının eğitilmesinin bütün amacı, sağduyuyu harekete geçirmek,insanların içinde yaşadıkları çevrenin şartlarını pratik ve iyi bir şekilde değerlendirebilecekleri niteliklere kavuşturmaktır.
  • Devletin eğitim hizmeti vermesi konusunda Mill, Hükümetlerin, zeka ve bilgi bakımından toplumu oluşturan bütün insanlara nazaran yetersiz kaldığını ve bu nedenle, hükümetlerin ya da devletin bu alanda faaliyetlerini sınırlamasına inanır.
  • Mill, Kamu çıkarı olduğu için, eğitim hükümetin halka sağlaması geren görevlerinden biri olarak görür. Fakat fertlerin okullar açıp işletmelerini önlememelidir.
  • Mill, Okur-yazarlığın yayılmasının ve gazetelerin siyasi konuları kolaylıkla  anlaşılmasının sağlanmasına öncelik tanınmasına inanır.
  • Cahil kimseler içinde bulunduğu sıkıntı, kötü koşullar ile fakirliği ve yoksulluğu, çok kere, insan kontrolü dışındaki şartların etkisi olarak görür ve kader böyle imiş diyerek, şikayetsiz kabul eder.
  • Eğitim düzeyi yükseldikçe çocuk ölümleri azalır.
  • Karl Marks (1818-1883)Artan işbölümünün ortaya çıkardığı olumsuz sonuçların eğitimle giderileceğine inanır. Aynı şekilde gelişen sanayi eski sanatları çökertmiş bu da toplumu yeni okullar açmaya zorlamaktadır.
  • A.Marshall (1842-1824) En değerli sermayenin insan varlığına verilen eğitim olduğunu savunur.
  • Çocukların eğitim masrafları aile ve devlet arasında bölüşmelidir.
  • Genel eğitim insanı daha zeki, daha istekli ve günlük çalışmasında daha fazla güvenilir  bir niteliğe büründürür.
  • Bir ülkenin yapabileceği en önemli yatırım, halkın eğitim ve yetiştirilmesine yapılan yatırımlardır.
  • Bilim ve teknolojinin üretim faaliyetlerine katkıda bulunabilmesi için, çok geniş alanda etkin olarak  yaygınlaşmalıdır.
  • Kalkınmakta olan ülkelerin daha çok, yüksek seviyeli insan gücüne ihtiyacı vardır.

 

ANTİK ÇAĞLARDA  EĞİTİM

MEZOPOTAMYA

Zamanımızdan altı bin yıl önce,   ihtimal ki, iktisadi ve idari ihtiyaçları nedeniyle Sumer’lere, düşüncelerini kil tabletler üzerine resimler ve şekillerle  kazıyarak belirtme  fikri gelmişti. Sonraki yüz yıllar boyunca gelişen bu semboller ve şekiller bin yıl sonra, yani beş bin yıl önce, fonetik bir yazı sistemine dönüştü.

Yazının gelişip yaygınlaşması ile birlikte, Sümerlerde hızlı bir şekilde  teknik gelişmeler ortaya çıktı. Tunç metalürjisi, çarkta yapılmış çömlekler, tekerlekli araçlar, suda yüzen tekneler, heykeltıraşlık, anıtsal yapılar, hepsinden önemlisi, karasaban  hep aynı zamanda ortaya çıktı.

Tarihte  okullar ilk kez, Sümerler tarafından kurulmuştur. Sümer okulların amacı meslek öğretmekti. Öğreticilerin aylıkları, öğrencilerden toplanan okul ücreti ile ödeniyordu. Okul paralı olduğu için fakir ailelerin çocukları devam edemiyordu. Okula sadece erkekler gidiyordu.
İki bilinmeyenli, denklemleri çözüyor, Pi sayısı biliniyordu. Gramer okutuluyordu. Sözlükleri de vardı.  Sümer okulları, ihtimal ki mabedin bir organı olarak başlamış ve zamanla laik bir kurum haline gelmişlerdi.
Yazının icadı ile birlikte gelişen, Sümer Uygarlığının yer yüzüne yayılmasında yine yazının rolü büyük olmuştur.

 

SÜLALENİN EN BÜYÜK EVLADI

                        Yaşı        süresi    ömr
I. AHMED     1603      14   +    14                      Sancağa çıkmamıştı. Camiler yaptırdı
Padişah iken sünnet oldu. Koyu dindar
Müsrif
Yerlere yardım yaptı
I – Mustafa   1617 – 1618       31     +    3 ay              Deli  
II – Osman    1618 – 1622       15     +    4                  Öldürüldü
I – Mustafa    1622 – 1623      31      +    1                  Okuryazar değildi. Kız ve kadın-
larla ilgilenmezdi. kafes
IV – Murad   1623 – 1640     12        +   17                Zalim. Yasaklar.hazerfen ahmet
İçkici
İbrahim        1640 – 1648     2 5        +    8                 Kafes hayatı 23. Deli olarak 
33 yıl yasadı.cinci hoca  samur
müneccim.üfürükü
IV – Mehmed 1648 – 1687   6         +    39               avcı..hall
II.Süleyman   1687 – 1691   45        +    4                41 yıl karanlık yerde hapis

II.Ahmed        1691 – 1695  48         +    4              43 yıl gözhapsi. gut

II. Muustafa   1695 – 1703   31        +     8              çekildi

III.Ahmed     1703 – 1730    30        +     27            16 yıl kafes. Lale devri, boğaz
İskana açıldı.su bendi.tahttan
Çekildi.6 yıl daha yaşadı

I.Mahmut    1730 – 1754      34        +     24             27 yıl topkapı kafes,kısır edildi

III.Osman    1754 – 1757     55         +       3             kafes kasrında 51 yıl hapis,geliş-
Memiş, hastalıklı.mütevekkil.iradesiz

III.Mustafa 1757 – 1774     40           +     17    27 dü, peçe.
I.Abdülhamit1774 – 1789   49          +     15     44 yıl kafes
III.Selim      1769 – 1807   28           +    8       36 yıl boyunca hiç şehzade doğmadığı
İçin, doğumu sevinç yarattı.

 

IV.Mustafa 1807 – 1808   28   +   1    28 yıl şehzadegan dairesinde oldukça özgür
Yaşadı ise de kültür edinmeye ilgi duymadı.
Muhakeme yeteneğinden yoksun, zekası kıt

II.Mahmut  1808 – 1839     23    + 31  
Abdülmecit  1839 – 1861   16     + 22 

Abdülaziz    1861 – 1876   29      + 17
V.Murat      1876 – 1876    17     
IIÇAbdülhamit 1876 – 1909  34   + 33
V.Mehmet Reşat 1909 – 1918 35   +9 
VI.Mehmet Vahidettin 1918 – 1923  57  + 4
AVRUPADA   GELİŞMELER    (1300 – 1600)

  • Ferdin ön plana çıkması
  • Feodalitenin yıkılışı, milli monarşilerin kuruluşu
  • Kralların  Papa’ya galibiyeti
  • Müstemlejciliğin yaygınlaşması
  • Rönesans ve humanizma hareketleri ile, modern insan
  • Prtotestanlığın meshap olması
  •  

*

 

OSMANLI   DEVLETİNİN  GERİLEME NEDENLERİ

 

I - İÇ NEDENLER

 

  • Medrese Eğitiminin  Bozulması
  • Tahta Hanedanın en büyük evladının geçmesi prensibin kabulü.
  • Kapitülasyonlar

 

Osmanlı İmparatorluğu ilk kez (1528)  Cenevizlere, sonra Venediklilere,1521 anlaşması ile balyosun biriyle anlaşmazlık durumunda Davanın İstanbulda Divanı Humayunda görülmesi kararlaştırılmıştı. Mısırda  ticaret yapma imtiyazı vermişlerdi.
Kanuni döneminde 1536 Fransızlara
Avusturyalılara 1547
İngilizlere 1580
Hollandalılara  1612 kendi bayrakları ile
Ruslara  1739 Belgrad Muaahedesiyle. 1774 Küçük kaynarca Muahedesiyle kendi gemileri ile ticaret yapma imtiyazı verildi.
1569 anlaşmasıyla Fransızlara, Pamuk, Pamuk ipliği ve Sahtiyan ihracına izin verilmişti.

1674 tarihli anlaşma ile Fransız

1675 İngilizler

18. Yüz yılda Buhar Makinelerinin icadı ile büyük çapta üretim yapma olanakları doğdu. Böylece ham madde gereksinimi arttı. Maliyetin düşürülmesi için ham maddelerin ucuza temini gerekiyordu.  En yakın ve uygun Pazar olarak Osmanlı toprakları vardı.  İngilizler ham maddeyi daha ucuza almak amacıyla, Osmanlı tüccarları devreden çıkarmayı düşündüler.

Osmanlılar, ticari imtiyazları, zaman, zaman yazılıp söylendiği gibi, gaflet içinde bahşetmiş değillerdir. Devletin kuvvetli zamanlarında verilen bu imtiyazlar bilinçli olarak bahşedilmiştir ve hedef yabancı tüccarın gidip gelmesiyle, Osmanlı topraklarında ticari ve iktisadi hayatın gelişip canlılık kazanmasıdır.

II – DIŞ NEDENLER

    

  • Avrupa’nın güçlenmesi
  • ABD’nin ortaya çıkması
  • Rusya’nın büyük devlet olması

 

 

   III. OSMANLININ BORÇLANMASI

 

Osmanlı Devletinde 16. yüz yılın sonundan itibaren, Askeri harcamalar ve diğer harcamalar yüzünden mali dengesi bozuldu.
Avrupa’da, Bilim ve teknolojinin gelişmesi  ile buhar gücünün sanayiye uygulanması ile  üretim artışları oldu. Başta Fransa olmak üzere ağır saban ve hayvan koşum takımlarının bulunması ile toprağı daha derin sürerek bol ürün elde edildi. Başta İngiltere ve Fransa’da  önemli miktarda ürün fazlası ve sermaye birikimi oldu. 
 İngiltere ve Fransa 19. yüz yılın ortalarına doğru fazla ürün ve sermayeleri için yeni pazarlar aramaya koyuldu. Ham maddeyi dışardan getirerek işleyip değer artışı elde ediyorlardı.

Buna karşılık Osmanlı Devleti içinde bulunduğu sıkıntıya çare bulmak için dış kaynaklara yöneliyordu.

Mevcut vergiler artırıldı.  Yeni vergiler ihdas edildi. Avarız denen olağan üstü hal vergileri olağan hale geldi.

Sikke tağşiş edildi.

Tımarlar iltizama dönüştürüldü

İç borçlanmaya gidildi.

18. Yüz yılda mali bunalımda, sık, sık müsadereye gidildi.

Üretimi artırmak için batı üretim metotları alınmaya çalışıldı.

Son çare;  Galata Bankerlerinden kısa vadeli borç alındı. Kağüıt para basıldı.

Bütün bu tedbirler  mali krizi gideremedi. 1848 yılında Avrupa’yı sarsan Kriz Osmanlı ekonomisini olumsuz etkiledi. İhracat azaldı. Dış ticaret giderek büyüyen açıklar verdi.

1850 de büyük bir mali kriz ile karşı karşıya gelindi. Kaime hızla değer kaybetti, kontrolden çıktı.

Vergi geliri azaldı.

Subay ve zengin takımı lüks yabancı mallara rağbet etti, bu malların ithal ve tüketimi arttı.
Çalışan nüfusun % 75 asker de idi. Tarım ve sanayide verim düştü.

Kırım savasında ilk kez buğday ithal edildi. Bundan sonra tarım ürünleri ithali çoğaldı.

Dış borç alımı  ilk kez 1787 rusya ve ile savaş sırasında önce, müslüman ülke Fas ve Cezayir’e baş vuruldu. Olumsuz.  Sonra Felemenk, İspanya ve İngiltere’ye baş vuruldu. Alamadı.

Son çare,  Londra ve Paris Borsalarına gidildi. 1854 de

 

 

MEDRESELERİN BOZULMASI VE SONUÇLARI

 

Fatih ve Kanuni dönemlerinde medreseler en ileri dönemlerini yaşamışlardı.
Kanuniden sonra medreselerde önce duraklama sonra gerileme gözlenmiştir.
Medreseler başlangıçta hem akli ve hem de dini ilimleri ileri derece okutuyorlardı.
16. yüz yılın ikinci yarısından itibaren medreselerde meydana gelen duraklamaya paralel olarak, kelam ve felsefe gibi akli ilimler geri plana itilmiştir.  Rüşvet ve iltimasla , müderris olunduğu mollaların çocukları hak etmedikleri mevkilere tayin edildikleri rapor edilmiştir.
Devrin alimlerinin eser yazmadıkları şan ve şöhret peşinde koştukları gözlenmiştir.
Akli ilimlerin okutulmadığı bazı müftülerce rapor edildiği