İlkokul terk bir toplumuz

geri dön

İstanbul Bilgi Üniversitesi'nin kurucusu Latif Mutlu, Türkiye'de ilkokuldan başlayarak üniversiteye kadar hep eksik eğitim verildiğini söyledi. İtalya 63, İngiltere 75, Fransa 83, Almanya 91 milyar Avro'yu kamu bütçesinden eğitim için harcarken Türkiye'nin genel bütçesi ise yalnızca 62 milyar Avro. Mutlu, ''Bu iç karartıcı durumu görmek bizi üzüntüye düşürmemeli, aksine çare arama sürecine sokmalı'' dedi.

LEYLA TAVŞANOĞLU

Latif Mutlu tam 40 yıldır eğitimin içinde. Özel akademi ve yüksekokullarda genel sekreterlik, genel müdürlük yaptı. İSTEK okullarının 3 yıl süreyle genel müdürlüğünü yürüttü. 1994'te de İngiltere'deki iki devlet üniversitesinden aldığı yetkiyle İstanbul'da üniversite derecesinde eğitim veren kurslar başlattı. Bilgi Eğitim ve Kültür Vakfı'nı kurdu. Bugün bu vakfın yönetim kurulu başkanı.

Bu çerçevede 1994'te bir vakıf üniversitesi kurmak üzere YÖK'e yapılan başvuru 1996'da TBMM'de yasallaşınca İstanbul Bilgi Üniversitesi resmen hayata geçti. Mutlu bu üniversitenin kurucusu oldu. Zamanının çoğunu dünyada gelişen yeni eğitim teknolojilerini Türkiye'de uygulama çalışmalarına ayırıyor. ''Yükseköğretimin Finansmanı'' adlı çalışması TÜSİAD raporu olarak 2000'de yayımlandı.

Latif Mutlu'yla bugünkü dünyada hızla gelişen eğitim teknolojileri bağlamında Türkiye'deki eğitimin kalitesini konuştuk. Bu çerçevede son hazırladığı ''Yükseköğretim Talebinin Karşılanması İçin Kaynak Araştırma Sonuç Raporu'' nu da ele aldık.

'EN ZAYIF EĞİTİM SİSTEMİ BİZDE'

- Türkiye'de eğitimin kalitesi ne noktada?

LATİF MUTLU - Kaliteli olabilmesi için önce para, laboratuvar, öğretmen, çocukları okutmak lazım. Bizde ilkokuldan başlayarak üniversiteye kadar hep eksik eğitim veriliyor.

Komşu ülkelere bakarsak en zayıf eğitim sistemi bizde. Genel eğitimi nüfusa bölünce, bu beş yılı bile bulmuyor. Yani biz ilkokulu bile bitirmemiş bir toplumuz. BM Kalkınma Dairesi'nin (UNDP) her yıl yayımladığı gelişmişlik raporlarında bizim sıramız her yıl ileriye gideceğine geriliyor.

- Peki, eğitim neden eksik?

MUTLU - İş paraya dayanıyor. Birçok aydınımız, ''Devlet eğitime GSMH'den daha çok para ayırsın'' diyor. Ama bu yanlış. Devlet eğitime genel bütçeden para ayırıyor. Hükümet eğitime bütçeden yüzde 17 pay ayırıyor. Bu da kişi başına 200 dolar demek. AB ülkelerinde bütçeden eğitime yüzde 12 pay ayrılıyor, ama kişi başına 1000 dolar düşüyor.

- Bu fark nereden kaynaklanıyor?

MUTLU - Bütçemizin küçük olmasından kaynaklanıyor. Nüfusları yaklaşık Türkiye kadar olan dört AB ülkesi; Almanya, Fransa, İngiltere ve İtalya'nın bütçe gelirleriyle eğitime kamu bütçesinden ayrılan paranın oranları ve eğitim giderlerini karşılaştırdığımızda aradaki farkın çok büyük olduğunu görüyoruz.

- Örnek verir misiniz?

MUTLU - İtalya 63, İngiltere 75, Fransa 83, Almanya 91 milyar Avro'yu kamu bütçesinden eğitim için harcıyor. Türkiye'nin genel bütçesi ise sadece 62 milyar Avro. Bu iç karartıcı durumu görmek bizi üzüntüye düşürmemeli, aksine çare arama sürecine sokmalıdır. Üzerinde durulduğu takdirde çarenin çok uzağımızda olmadığını hemen görebileceğiz.

'KİMSE ÖSS'DEN MEMNUN DEĞİL'

- Yürürlükteki yükseköğretime giriş sistemini nasıl değerlendiriyorsunuz? Bunu eleştirdiğinizi biliyorum...

MUTLU - Kamuoyundan gelen eleştirilere rağmen daha adil ve kalıcı bir sınav sistemi bulabilmek amacıyla ÖSYM'nin sık sık başvurduğu değişiklikler oldu. Bunlara karşın ÖSS sisteminden bugüne dek ilgili hiçbir kesim memnun kalmadı.

Lise öğrencileri: Bu sınav lise öğrencilerinin korkuyu rüyası. Pek çok son sınıf lise öğrencisi, sınav öncesi doktordan rapor alarak dershanelere gidiyor, özel öğretmene koşuyor. Yine de barajı aşma şansı yüzde 30'dan az. Her dört öğrenciden üçü elenip kendi kaderine terk ediliyor. Ancak biri yükseköğrenimde okuyacak bir yer bulabiliyor.

Yükseköğrenim öğrencileri: ÖSYM'nin yerleştirildiğini ilan ettiği öğrencilerden yaklaşık yüzde 10'u yerini beğenmediği için kaydını yaptırmıyor. Bu yüzden her yıl önemli oranda kontenjan boş kalıyor.

Veliler: Çocuklarının önündeki bu engeli aşabilmeleri için her türlü masrafı yapmaya hazır olarak arayış içindeler.

Üniversiteler: İleri ülkelerde olduğu gibi, üniversitenin özerkliğine uyum için öğrencileri kendilerinin seçip alması gerektiğini belirtiyorlar. ÖSS özerklikle bağdaşmıyor.

MEB: ÖSS'nin lise müfredat programına uygun olarak yapılmadığından yakınıyor.

- Basın ve kamuoyu ne diyor?

MUTLU - Basın, sınavın adil olmadığı görüşünde. Dolayısıyla, lise müfredat programına uygun yapılmadığı için çocukları dershanelere gitmeye yönlendiriyor. Yoksul ailelerin çocukları dershanelere gidemedikleri için üniversitelere giremiyorlar. Çocuk sahibi aileler ÖSS'den yakınırken kimileri de herkesin üniversite mezunu olmasına gerek bulunmadığını savunuyor.