Türkiye'nin kaderini eğitim değiştirecek

geri dön

İstanbul Haber Servisi - Bilgi Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Latif Mutlu, "Türkiye'nin geri kalmasındaki tek neden, eğitim talebinin karşılanmamasıdır" dedi. Mutlu, ailelerin ekonomik gücünü üniversite sınavına hazırlık için tüketmesini eleştirerek ülke olarak kalkınmamızın eğitim sisteminde yapılacak değişikliklerle mümkün olduğunu söyledi.

Latif Mutlu, yakında çıkacak "Türkiye'nin Kaderi" adlı kitabında, öğrencilerin merkezi sınav sistemine gerek kalmadan nasıl "üniversiteli" olabileceklerini anlattı. Türkiye'nin ne batı ne doğuya muhtaç bir ülke olduğunu, yeraltı kaynaklarının dünyayı kıskandıracak kadar zengin bir ülke olduğunu kaydeden Mutlu, sınavsız üniversiteye giriş ve Türkiye'nin kalkınması için önerilerini şöyle sıraladı:

"Dersaneye 4 bin YTL veren öğrencinin ÖSS'de kazanma şansı yüzde 30'dan daha az. Üniversiteye katkı payı olarak 3 bin YTL ödediğinde kazanma şansı yüzde 100 olacak. Sınavsız üniversiteye girişte, ilk olarak bugün öğrencinin ödediği yüzde 4 olan katkı payı yüzde 25'e çıkarılmalı. Daha sonra, ihtiyacı olan her öğrenci, katkı payı ve öğrenim için uygun şartlarla düşük faizli, uzun vadeli kredi alabilmeli. Son olarak da üniversiteler öğrencileri kendi seçip almalı. ÖSYM yerleştirmemeli. Öğrencilerin kredi alacağı kurumlar ile uzmanların da bu konuda olumlu yaklaşımları var. Yapılacak düzenlemelerden sonra üniversiteler, ellerine geçecek para ile eksiklerini tamamlayabilecekler, öğrenim elemanı yetiştirebilecekler ve kontenjanlarını artırarak birbirleri ile kalite yarışı içine girebilecekler."

Türkiye'de eğitim ile politikanın birbirine karıştırıldığını dile getiren Mutlu, Türkiye'nin içinde bulunduğu durumla ilgili de "Elli yıl kadar önce İstanbul'da Sakallı Celal unvanlı bir filozof vardı. Bu düşünürün ünlü bir benzetmesi o zamanlar sık sık tekrarlanırdı; 'Türkiye'yi doğuya giden bir gemiye benzetirsek, gemideki papyon kravatlı, smokinli bazı insanlar ve entelektüeller geminin arka tarafına doğru koşarak batıya ulaşacaklarını sanıyorlar' diyordu. Aradan geçen yarım yüzyıl içinde çok şeyi değişti. Bugün, Türkiye'yi batıya giden bir gemiye benzetirsek gemide türbanlı ve agelli bazı insanlar geminin arka tarafına doğru koşarak şarka ulaşacaklarını sanıyorlar'' dedi.